Bugün saat 15.00’te bütün gözler Riva’da olacaktı. Günlerdir konuşulan, herkesin “Bu toplantıdan istifa çıkar” dediği o olağanüstü buluşma, hakemler dosyasının ardından Türk futbolunun en kritik toplantısı olarak görülüyordu. Ama bu ülkede futbol hiçbir zaman düz bir çizgide ilerlemiyor, biliyorsunuz. Toplantı ertelendi, başkan “istifa etmeyeceğim” dedi ve top şimdi cumaya atıldı.
Peki gerçekten istifa geliyor mu, yoksa bu bir zaman kazanma hamlesi mi? Kulislerden aldığım bilgilere göre ikinci ihtimal hiç de azımsanacak gibi değil. Gelin, son birkaç günde neler yaşandığını sırayla anlatayım.
Her şey İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Yasa Dışı Bahis ve Spor Suçları Bürosunun yürüttüğü, kamuoyunda “Hakemler dosyası” diye bilinen soruşturmayla başladı. İstanbul, Ankara, Elazığ ve Manisa’da eş zamanlı operasyon yapıldı, Merkez Hakem Kurulu Başkanı Ferhat Gündoğdu dahil yedi kişi gözaltına alındı. Ardından Gündoğdu ile birlikte Ferdi Karadoruk, Yunus Yıldırım, Alican Sağlar ve Emre Kosif tutuklandı. Ahmet Şahin ile Sebahattin Şahin ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Gündoğdu, tutuklandıktan sonra MHK başkanlığından istifa etti. Bunun üzerine TFF Yönetim Kurulu, milli maç arasının hemen ardından 6 Ekim Salı günü saat 15.00’te Riva’daki Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Tesislerinde olağanüstü toplanma kararı aldı. Basında çıkan haberlerin neredeyse tamamı aynı noktada buluşuyordu: Bu masadan istifa kalkacak.
Bu beklentiyi besleyen isimlerin başında gazeteci Fatih Altaylı vardı. Altaylı, bir federasyon yöneticisine dayandırdığı yazısında Hacıosmanoğlu’nun yönetim kuruluna bir hafta içinde gideceği sözünü verdiğini öne sürdü. Kendisi ise başkanın istifa edeceğine pek inanmadığını da eklemeyi unutmadı. Açıkçası bu küçük not, bugün yaşananları anlamak için çok kıymetli.
Pazar gecesi bomba düştü. Hacıosmanoğlu, gazeteci Mehmet Arslan’a konuştu ve görevini bırakmayacağını açık açık söyledi. Cümlesi şuydu: “Türk futbolundaki bütün pislikleri benim üzerime yıkamazsınız.” Ardından temiz futbol için mücadeleye devam edeceklerini ekledi.
Bu açıklamayla birlikte bugünkü toplantının da yapılmayacağı ortaya çıktı. Gerekçe olarak UEFA programı gösterildi. Başkan çarşamba günü UEFA toplantısı için İsviçre’ye gidecek, yönetim kurulu ise cuma günü toplanacak.
Yaptığım aramalardan sonra şunu rahatlıkla söyleyebilirim: Bu erteleme sadece bir takvim meselesi değil. Federasyona yakın isimlerin büyük bölümü, başkanın cumaya kadar olan süreyi destek toplamak için kullanacağını düşünüyor. Nitekim bazı gazeteler de Hacıosmanoğlu’nun göreve devam edebilmek için destek beklediğini yazdı. Kısacası ortada bir toplantı ertelemesinden çok daha fazlası var.
İşin en ilginç tarafı burası. Kulislerden aldığım bilgilere göre yönetim kurulunun bir bölümü, başkan istifa etmezse kendisi istifa etmeye hazır. Basına yansıyan haberler de aynı yönü gösteriyor: Bazı üyelerin bu yolla yönetimi düşürüp olağanüstü seçimin önünü açmayı hedeflediği konuşuluyor. Altaylı’nın “altı yöneticinin istifası cebinde” iddiası da bu tabloyla birebir örtüşüyor.
Burada bir de matematik var. Yönetim kurulunda karar yeter sayısı istifalarla sekizin altına inerse olağanüstü genel kurul kaçınılmaz hale geliyor. Yani başkan koltuğunu bırakmasa bile, çevresindeki isimler tek tek kalkarsa o koltuk zaten kendiliğinden boşalıyor.
Üstelik istifa dalgası aslında çoktan başlamıştı. Yönetim kurulu üyesi Ural Aküzüm’ün bahis iddiasıyla PFDK’ye sevk edilip görevini bırakmasının ardından yedek listedeki Seymen Gençtürk, Adem Doğrul ve Kazım Şengöçgel de görevlerinden ayrıldı. Yani “istifa geliyor” demek bile eksik kalıyor. İstifalar zaten geldi, şimdi sıra en tepede.
Hacıosmanoğlu ve ekibinin görev süresi 22 Haziran 2027’de doluyor. Kural net: Yönetim, görev süresinin bitmesine altı aydan fazla kala ayrılırsa seçimli olağanüstü genel kurul zorunlu hale geliyor. Bugünden bakınca bu eşiğin çok üzerindeyiz, yani olası bir istifa doğrudan sandık anlamına geliyor.
Gözden kaçmaması gereken bir detay daha var. Olağanüstü genel kurulda seçilecek yeni başkan, ancak olağan genel kurula kadar görev yapacak. Sezon sonunda yeniden seçime gidilecek. Kısacası Türk futbolu bir yıl içinde iki kez sandık görebilir. Bu da kulüpler açısından hem bir fırsat hem de ciddi bir belirsizlik demek.
Görüştüğüm önemli kişilerden aldığım bilgilere göre cuma günkü toplantıda masada üç büyük başlık var: Federasyonun seçime gidip gitmeyeceği, yeni MHK yapılanması ve milli takım teknik direktörü Vincenzo Montella’nın durumu. Ama bunların hepsinin önünde tek bir soru duruyor: Hacıosmanoğlu o masaya başkan olarak mı oturacak, yoksa vedalaşmak için mi?
Benim kişisel kanaatim şu: Bu kadar ağır bir soruşturmanın gölgesinde hiçbir şey olmamış gibi yola devam etmek mümkün değil. Kulüpler ses yükseltiyor, taraftar sabırsız, yönetim kurulu bölünmüş durumda. Başkan istifa etmese bile federasyonun bugünkü haliyle cuma akşamını görmesi bana çok zor görünüyor.
Gelişmeleri adım adım takip ediyorum. Cuma günü Riva’dan hangi karar çıkarsa çıksın, ilk elden sizinle paylaşacağım.
Soruşturma; yasa dışı bahis, spor suçları ve hakem atamalarına ilişkin iddiaları kapsıyor. NTV muhabiri Dilek…
İddianın ayrıntıları henüz netleşmiş değil; ancak haberin İngiltere kaynaklı olması, transferin boyutunu ve potansiyel etkisini…
Yaşananların çıkış noktası, Portekiz’in Norveç’i 2-1 mağlup ettiği karşılaşma oldu. Cristiano Ronaldo maça yedek kulübesinde…
Soruşturmanın merkezinde “hakem dosyası” yer alırken, iddialar arasında eziyet ve resmi belgede sahtecilik suçlamaları bulunuyor.…
Maçın Kırılma AnlarıTürkiye adına gecenin özeti, erken gelen goller ve savunmadaki kopukluk oldu. İtalya, 9.…
Terim’in değerlendirmesi, yalnızca bir maç önü analizi değil; Türkiye’nin futbol kimliği, oyuncu üretimi ve teknik…